|
|
|
Tarih : 02.02.2010 - 11:32:13 |
|
| Tüketiciler Derneği, AVM yasa tasarısının tüm perakende sektörünü kapsaması gerektiğini bildirdi.
|
|
|
Tüketiciler Derneği(TÜDER), AVM yasa tasarısının tüm perakende sektörünü kapsaması gerektiğini bildirdi.
TÜDER'den yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:
"AVM, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Yasa Tasarısı; perakende sektörüne bir düzenleme getirmek amacıyla(!) yine gündemdedir ve tartışılmaktadır. AVM' ler kent trafiği açısından sorun teşkil etmektedir; bu nedenle bir düzenleme yapılmalıdır; ancak "Tüketici Odaklı" çalışan ve tüketici memnuniyetinin ön planda tutulduğu bu mekanlara tüketicilerin ulaşımının engellenmesi kabul edilemez. Bu düzenlemenin amacı; özellikle tüketicinin sağlık ve güvenliği,
ekonomik çıkarlarının korunması olmalıdır.
Bu açıdan bakıldığında asıl düzenlenmesi gereken alışveriş yerleri, yasa tasarısında yer almayan; mahalle aralarında, bodrum katlarında her tür hijyen koşullarından uzak, raflarında ruhsatsız ürünlerin satıldığı, kayıt dışının kol gezdiği bir takım satış yerleridir.
Bu bağlamda; merdiven altı üretimin yüzde 60-70'lere vardığı bir ülkede "Tüketici sağlığı" için büyük önem arz eden gıda güvenliği konusunda, tercih edilen organize perakende sektörünün gelişmesine engel olacak düzenlemeler yerine; 400 metre kare altı satış yerlerini regüle edecek yasalara şiddetle ihtiyaç vardır.
Organize Perakende Sektörünü; geleneğimiz içinde yer alan bakkalların önünde "engel" gibi göstermek, asıl bakkalların önünde engel olan 400 metre kare altı satış yerlerini görmezden gelmek ve eşit olmayanlar arasında "Haksız rekabet" gibi gösterip, sosyalleşme ve entegrasyon alanları olan AVM' lerin önünü kesmek, tatil günlerinde kapamaya çalışmak; tüketicinin en sorunlu satış alanlarını bu düzenleme içine almamak, serbest rekabeti engellemektir, eşitliğe aykırıdır ve 72 milyon 561 bin 312 tüketiciye haksızlıktır.
Tüm satış yerleri; acımasız rekabet koşullarında, kendi kulvarlarında "VAR OLMANIN" mücadelesini vermek zorundadırlar ve bunun kararını ne o, ne de bu verebilecektir. Her şey "KRAL BENİM !" diyen tüketicinin elindedir. Bunun yolunun da yalnızca "TÜKETİCİ ODAKLI"
olmaktan geçtiği unutulmamalıdır."