... ...

 

Açılış Sayfam Yap         Sık Kullanılanlara Ekle   

     ANA SAYFA            TÜRKİYE MEDYASI            REKLAM            BİZE ULAŞIN             KÜNYE            SİTENE EKLE  
GÜNDEM - İhracat yüzde 20.34 arttı - Ekonomi Gündemi


 İhracat yüzde 20.34 arttı


İhracat yüzde 20.34 arttı
 Yazı Boyutu

 Tarih : 01.03.2010 - 11:40:39


Şubat ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 20,34 artışla 8 milyar 227 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti


    Şubat ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 20,34 artışla 8 milyar 227 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
    TİM'in açıkladığı rakamlara göre, bu yılın ilk iki ayında yüzde 16,26 artışla 16 milyar 123 milyon dolar oldu.
    Şubat ayında en fazla ihracat yapan sektörler, 1 milyar 512 milyon dolar ile Otomotiv endüstrisi, 1 milyar 148 milyon dolar ile Hazırgiyim ve Konfeksiyon ve 843 milyon dolar ile Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Sektörleri oldu.
    Tarım sektörleri Şubat ayında 1 milyar 120 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 13,61 pay alırken, sanayinin payı 6 milyar 904 milyon dolar ihracat ile yüzde 83,92, madencilik ürünlerinin payı ise 203 milyon dolar ihracat ile yüzde 2,47 oldu.
    Şubat ayında en fazla ihracat artışını yüzde 67,97 ile madencilik sektörü, yüzde 53,58 ile fındık sektörü ve yüzde 49,74 ile demirdışı metaller ve mamulleri sektörleri yakaladı.

     Şubat ayı ihracat rakamlarını Ordu'da açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi

şöyle konuştu, "
    Bu gün Ordu'dayız. Geçen yıl burada, 23-24 Ekim tarihleri arasında, yapılan  arama konferansında Ordu'muz açısından önemli sonuçlar çıktı. Biz bu sonuçları çok önemsiyoruz. Çünkü kentin kendine kolektif düzeydeki bakışını ve bilincini gösteriyor.

     Konferansın raporuna baktığımız da bazı konuların öne çıktığını görüyoruz. Tarım ve turizm öncelikli alanlar olarak ortaya çıktı. Bu iki alanı destekleyen bir ulaştırma altyapısının oluşturulması gerekli bulundu. Öte yandan konferansa, Ordu'nun tüm önemli liderlerinin katılmasına rağmen, kentin kalkınması konusunda çok sayıda proje olmadığı görüldü ve ilk adım olarak, bu eksikliğe çare aranması konusunda fikir birliğine varıldı. 

15 Temmuz 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, fındık ile ilgili devrim niteliğindeki bir düzenlemedir. Fındıkta gerçek üreticinin desteklenmesi açısından büyük bir yol alınmıştır. Bu uygulama önümüzdeki yıllarda Türk ekonomisine etkisini sürdürecektir. Fındık
ihracatçıları adına, TİM olarak bu düzenlemeyi destekliyoruz. Gelecekle ilgili belirsizliğin ortadan kalkması için, Tarım Bakanlığı'nın bu uygulaması kararlılıkla sürdürülmelidir. 
Bu çerçevede, küreselleşen dünya ile çelişmeyen, yeni stratejiler üreten; geniş ufuklu, derinlikli, yaratıcı, vizyoner, cesur ve atılımcı düşünce yapısının oluşması konusu aciliyet kazandı. Tarım ve turizm kent için en önemli sektörler olarak öne çıkmasına rağmen, bu iki sektörü destekleyip geliştirecek; ulaşım, erişim ve imar konularında bir proje derinliliğine ulaşılmadığı belirlendi. Bir kent kalkınma ajansının kurulması arama konferansımızın temel
saptamalarından birisi oldu.


Değerli konuklar,
Aylık ihracat açıklamamızı ülkemiz tarihinin ilginç dönemlerinden
birinde yapıyoruz. Yaşadığımız ve tanığı olduğumuz şeyler, kimsenin
"bu benim işim değil" diyerek üzerine fikir yürütmekten imtina
edebileceği meseleler değil. Türkiye Cumhuriyeti devleti, her
vatandaşını çok yakından ilgilendiren bir değişim geçiriyor. Biz bu
koşullarda üç kırmızı çizginin var olduğunu düşünüyoruz.

Kopenhag Kriterleri Çağdaş Demokrasinin Temellerini Belirliyor
Bunlardan birincisi, milletin kayıtsız şartsız egemen olduğu çağdaş,
laik bir demokrasiye sahip olmaktır. Bunun kriterleri evrensel düzeyde
Kopenhag kriterleri olarak belirlenmiştir. Kimsenin Amerika'yı yeniden
keşfetmesine, kendi keyfiyeti ile kriter belirlemesine gerek yoktur.
Biz tüm dünyaya bu kriterlere uymak için gereğini yapacağımızı beyan
etmiş bir ulusuz.
Çağdaş demokrasi, kurum ve kuruluşları ile Demokratik bir devletin
nasıl olması gerektiğini belirlemiştir.
Herkes pozisyonunu, hizasını buradan almak durumundadır.
Bu noktada; "ama"larla, "fakat"larla, "biz farklıyız", "bize
uymaz"larla varılacak bir yer yoktur.

Yüce Meclis Yeni Bir Anayasanın Yapılacağı Yerdir
İkinci kırmızı çizgi, hukukun üstünlüğüdür. Hukuku değiştirmek yüce
meclisin işidir. 12 Eylül anayasasının Kopenhag kriterlerinden
bakıldığında demokratik olmayan hükümler taşıdığı, bir olağan üstü
dönem ruhu ile yapıldığı bilinen bir gerçektir. Bunu değiştirmek
gereklidir.
Bu değişimin adresi yine milletimizin iradesinin tecelli ettiği yüce
meclisimizdir.
Şunu görmemiz gerekiyor: 12 Eylül düzeninin Türkiye'ye biçtiği elbise
dar geliyor. Şimdiye kadar defalarca değişiklikler yapıldı, ama ruhu
değişmedi. Demokrasimizi ilerletecek yeni bir anayasa yapma
zorunluluğumuz var. Bunun yapılacağı yerde tüm milletimizin temsil
edildiği Meclisimizdir.
Ancak Hukuk değişene kadar geçerlidir.
Hukukun oluşturduğu adaleti tartışabilirsiniz.
Ancak üstünlüğünü tartışamazsınız.
Kimseyi hukuktan ari ve üstün ilan edemezsiniz.
Hukuk karşısında tüm Türkiye vatandaşları hangi mevkiden, hangi
meslekten olursa olsun eşitlerdir.
Hepimiz hukuka ve onun üstünlüğüne inanmak ve bunu güç ve iktidar
mücadelesinin bir parçası yapmaktan kaçınmalıyız.

Sağduyunun Hâkimiyetine İhtiyaç Var
Üçüncü kırmızı çizgi sağduyunun hâkimiyetidir. Türkiye, her şeyin
yeniden  tartışılıp değerlendirilebileceği demokratik bir hukuk
devletidir. Herkes her konuda fikir yürütebilir. Ancak fikirleri
konuşmak, tartışmayı infiale ve bir gerilim politikasına
dönüştürmemek, sağduyuyu hakim kılmak, farklı düşüncelere fikir
muamelesi yapmak ve saygı göstermek  hepimizin temel duruşu olmalıdır.
Hem muhalefet, hem iktidar, hem de kurumlarımız bu noktada gereken
duyarlılığı göstermelidir. Korkuyu egemen kılmaya, tansiyonu
arttırmaya, çözümsüzlüğü ve kamplaşmayı beslemeye yarayan üsluplardan
kaçınmalıyız. Bu ülkenin insanlarına inanalım. Demokrasimizin olgunluk
düzeyine güvenelim. Kimsenin bizi bölmeye ve geriye götürmeye gücü
yetmez.

Değerli konuklar,
İhracatımızda son aylarda ciddi bir toparlanma var.
2009'un Ekim ve Kasım aylarında ihracatta yaşadığımız tek haneli
büyümeden sonra tekrar çift haneli büyüme rakamlarını yakalıyoruz.
Aralık ayında ihracatımız yüzde 32, Ocak ayında yüzde 12,5 arttı.
Şubat ayı için de % 20,34'lük yine çift haneli bir rakam
yakaladığımızı görmekten dolayı büyük mutluluk duyuyoruz.

Sanayi Sektörleri İhracatında Ciddi Toparlanma Var
Şubat ayında sanayi sektörlerindeki artış % 20,5. Bu yükselişte lider
ihracatçı sektörlerimizin gerçekleştirdiği büyük bir atılım var. Lider
sektörlerimiz krizden çok hızlı bir şekilde çıkıyorlar. En fazla
ihracat gerçekleştiren otomotiv endüstrisi sektörümüzün ihracatı
Aralık ayında yüzde 62, Ocak ayında yüzde 43, Şubat ayında ise yüzde
38 arttı.

İkinci lider ihracatçı sektörümüz olan hazır giyim ve konfeksiyon
sektörünün ihracatı Aralık ayında yüzde 23, Ocak ayında yüzde 2, Şubat
ayında ise yüzde 20 arttı.

Diğer sektörlerimizde de benzer yükselişler görüyoruz. Şubat ayında
madencilik sektörümüzün ihracatı % 68, fındık ve mamülleri sektörü %
54, demir ve demir dışı metaller sektörünün ihracatı yüzde 50, tekstil
sektörünün ihracatı yüzde 29, kimyevi maddeler % 23, elektrik ve
elektronik sektörümüzün ihracatı yüzde 26 arttı. 23 sektörün 19'unde
ihracat artışı gerçekleşti.

Avrupa Pazarı Geri Geldi
Ülke bazında bakıldığında başta Avrupa pazarı olmak üzere ciddi
anlamda ihracatçı artışı yaşadığımız ülkeler göze çarpıyor. 2010'nun
ilk 2 ayında Almanya'ya yaptığımız ihracat yüzde 14, İtalya'ya
yaptığımız ihracat yüzde 37, Fransa'ya yaptığımız ihracat yüzde 35,
İngiltere'ye yaptığımız ihracat yüzde 45, İspanya'ya yaptığımız
ihracat yüzde 41, İsveç'e yaptığımız ihracat yüzde 41 arttı.
Şunu rahatlıkla görebiliyoruz. Avrupa pazarımızda çok güzel gelişmeler
oluyor. Buralarda yeniden ciddi artışlar kaydetmeye başladık.
Biz en çok ihracat yaptığımız 30 ülkeyi ayrı bir şekilde izliyoruz.
İlk 30 pazarımız içinde yer alan tüm Avrupa ülkelerinde artış
kaydettik. Nitekim ilk iki ayda Avrupa'nın ihracatımız içindeki payı %
50,6'dan %53,1'e yükseldi.

Avrupa dışında da ciddi artış sağladığımız pazarlarımız var.
Singapur'a yaptığımız ihracat yüzde 688, Çin'e yaptığımız ihracat
yüzde 141, Türkmenistan'a yaptığımız ihracat yüzde 46 artış gösterdi.

Görüldüğü üzere ihracatımızda ciddi bir toparlanma var. Ancak tekrar
yukarı temposunu yakalayan ihracatın miktar ve değer bazında artış
hızını koruması için destek ihtiyacı var.

Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan ABD Başkanı Obama, hedeflerinin
ABD ihracatını 5 yılda 2 katına çıkarmak olarak açıkladı. ABD
ihracatını arttırmak ve 2 milyon kişilik istihdam yaratmak istiyor.
İhracat artışı olmadan cari açığın kapanmayacağını görüyor. Dünyanın
en büyük ithalatçısı ABD'nin bile ihracata yöneldiği bir ortamda bizim
ihracata daha fazla önem vermemiz gerektiği çok açıktır. Cari açığı
düşürmenin, istihdamı artırmanın yolu ihracattan geçiyor. Amerika'da
bile desteklenen ihracat, Türkiye'de şimdi desteklenmezse ne zaman
desteklenecek?

Tüm kurum ve kuruluşlarımızla ihracata odaklanmak, üretim ve
ihracatımızı arttıracak önlemleri almak zorundayız.

Küresel Dalgalanmaya Karşılık Türkiye'nin Riski Düşüyor
Bu günlerde yaşanan dalgalanmaya da değinmekte fayda var.
Türkiye'nin siyasi riski artıyor mu?
Türkiye'nin siyasi riski artmıyor.
Yunanistan'ın, Portekiz'in, İspanyanın iktisadi rasyolarından
bakıldığında iktisadı olarak taş gibiyiz. Hükümetimiz bütçe açıklarını
ve kamu harcamalarını kontrol altında tutmak için olağan üstü bir
hassasiyet gösteriyor.

Kriz boyunca temkinli davrandık. Herkes kendi piyasalarını toparlamak
için olmayan paralarını harcarken, biz son derece tutumlu davranıp
küçülmeye razı olduk. Birileri har vurup harman savurduktan hemen
sonra kendisine bakmadan Türkiye'nin siyasi riski var diyorsa oturup
yeniden düşünmelidir.
Dünyada birikmiş bu kadar büyük para nereye gidecek? Ne yapacak? Tabii
ki kar bulduğu yere yönelecek. O açıdan Türkiye hala çok büyük
olanaklar sunuyor.
Bu nedenlerle Türkiye'nin sorunu siyasi riski değil, tam tersine bu
küçük dalgalanmalar geçtikten sonra karşı karşıya kalacağı sıcak para
akımı tehlikesidir.
Daha öncede söyledik. Sıcak paranın yaratacağı kur hareketlerine karşı
önlem almak temel iktisadi meselelerimizden birisi olmalıdır.
İhracatta yakaladığımız bu güzel trendin devam etmesi için istikrarlı
bir kura ihtiyacımız var. Üzerine basarak söylüyorum: Bizim kur artsın
diye bir talebimiz yok. Kur düşmesin, kurun istikrarı sağlansın
yeterli.

Değerli konuklar,
Şimdi Şubat ayı ihracat rakamlarını açıklamak istiyorum.
Şubat ayında ihracatımız, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 20,34
artışla 8 milyar 227 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu yılın
ilk iki ayında yüzde 16,26 artışla 16 milyar 123 milyon dolar oldu.
Böylece uzun zamandan beri beklediğimiz yüzde yirminin üzerindeki
artış seviyelerini Şubat ayında yakalamış olduk.

Şubat ayında en fazla ihracat yapan sektörlerimiz, 1 milyar 512 milyon
dolar ile Otomotiv endüstrisi, 1 milyar 148 milyon dolar ile
Hazırgiyim ve Konfeksiyon ve 843 milyon dolar ile Kimyevi Maddeler ve
Mamulleri Sektörlerimiz oldu.

Tarım sektörlerimiz Şubat ayında 1 milyar 120 milyon dolar ihracatla
toplam içinde yüzde 13,61 pay alırken, sanayinin payı 6 milyar 904
milyon dolar ihracat ile yüzde 83,92, madencilik ürünlerinin payı ise
203 milyon dolar ihracat ile yüzde 2,47 oldu.

Şubat ayında en fazla ihracat artışını yüzde 67,97 ile madencilik
sektörümüz, yüzde 53,58 ile fındık sektörümüz ve yüzde 49,74 ile
demirdışı metaller ve mamulleri sektörlerimiz yakaladı.
 





 

  Editör :  Ekonomi Gündemi

4756 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 Kaynak :  Ekonomi Gündemi

 Kategori ¬ GÜNDEM

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.



 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 

   Köşe Yazıları  

Bülent SOYLAN

Bülent SOYLAN ¬
İşsizler emekliler ve küçük esnaf için Hayırlı 12

Selçuk GEÇER

Selçuk GEÇER ¬
BETON PARMAKLIKLAR ARASINDAKİ GELECEĞİMİZ

Cüneyt Ayral

Cüneyt Ayral ¬
H A Y I R

Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN ¬
IMF VE YUNANLIDAN BAYRAM PİYANGOSU

 

En son eklenen haberler

DÖVİZ BİLGİLERİ

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272

HAVA DURUMU

 


                                                        © Copyright - 2009- Ekonomi Gündemi - Tüm Hakları Saklıdır.